Erkek Sağlığı · Testosteron · Hormon Tedavisi
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Nedir?
Erkeklerde Kadınlardan Farkı Ne?
Bir kelimenin izini süreceğiz: "biyoeşdeğer". Nereden geldi, kadınlar için ne anlam taşıyor ve erkek bedeninde gerçekten bir karşılığı var mı?
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Nedir? (Kısa Cevap)
Biyoeşdeğer hormon tedavisi (biyoidentik hormon tedavisi, İngilizce kısaltmasıyla BHRT), vücudun kendi ürettiği hormonla molekül molekülüne aynı yapıdaki hormonların verilmesidir. Kadınlarda östradiol ve mikronize progesteron gibi ruhsatlı ilaçlar bu tanıma girer. Erkeklerde biyoeşdeğer testosteron ayrı bir tedavi değildir; jel, enjeksiyon ve pellet formundaki modern testosteron tedavilerinin tamamı zaten biyoeşdeğerdir. Deyim, 2002 sonrasında Amerika'da pazarlama diliyle doğmuş, tıbbi bir ilaç sınıfı değildir.
Her devrin kendine ait sihirli kelimeleri vardır. Bir zamanlar "doğal" idi; sonra "organik" geldi. Hormon dünyasında ise son yirmi yılın sihirli kelimesi "biyoeşdeğer" oldu. Kliniğime gelen erkeklerin bir kısmı artık şu soruyla geliyor: "Hocam, ben biyoeşdeğer testosteron istiyorum, sıradan testosteron değil." Bu yazıda o kelimenin perdesini aralayacağız; çünkü bir deyimi anlamak, o deyimle satılan şeyleri de anlamak demektir.
Biyoeşdeğer Hormon Deyimi Nereden Geliyor?
"Biyoeşdeğer" (İngilizcesi bioidentical, Türkçede bazen "biyoidentik" veya "biyobenzer" diye de geçer) iki parçadan oluşur: biyo yani canlı, eşdeğer yani aynı. Anlamı basittir: vücudunuzun kendi ürettiği hormonla molekül molekülüne aynı yapıda olan hormon.
Bu hormonlar genellikle yer elması (yam) ya da soya gibi bitkilerden alınan ham maddelerin laboratuvarda işlenmesiyle üretilir. Yani "bitkiden gelir" ama bitkisel bir ilaç değildir; bitki sadece başlangıç noktasıdır. Sonunda ortaya çıkan molekül, vücudunuzun kendi testosteronu, östradiolü ya da progesteronu ile birebir aynıdır.
Deyimin doğuş yeri Amerika, doğuş zamanı 1990'ların sonu ile 2000'lerin başıdır. Asıl patlama 2002 yılında yaşandı. O yıl "Women's Health Initiative" adlı büyük bir araştırma, menopozdaki kadınlara verilen at idrarından elde edilen östrojen ve sentetik progestin karışımının kalp krizi, inme ve meme kanseri riskini artırdığını duyurdu. Milyonlarca kadın bir gecede hormon tedavisini bıraktı. Ve tam o boşlukta, özel karışım yapan eczaneler ve yaşlanma karşıtı klinikler yeni bir vaatle ortaya çıktı: "Bizim hormonlarımız sizinkiyle aynı, o yüzden daha güvenli." Ünlülerin yazdığı kitaplar bu vaadi kitlelere taşıdı. Bilim dünyasının bu deyimi ciddiye alıp incelemesi ise 2004'te yayımlanan ilk kapsamlı derlemeyle başladı.[1]
Burada bilmeniz gereken önemli bir gerçek var: "biyoeşdeğer" tıbbi ya da farmakolojik bir terim değildir. Ders kitaplarında bu adla bir ilaç sınıfı yoktur. Bir pazarlama deyimi olarak doğmuş, sonra dile yerleşmiştir. Amerikan Endokrin Derneği'nin 2016 tarihli bilimsel bildirisi bu kelimeyi tam da böyle tanımlar ve eczanede özel karıştırılan, denetimsiz "biyoeşdeğer" ürünlerin rutin reçetelenmesi için hiçbir gerekçe olmadığını açıkça belirtir.[2]
"Biyoeşdeğer" bir ilacın ne olduğunu söyler; nasıl kullanıldığını söylemez. Oysa hormonda hikâyenin tamamı "nasıl"dadır. — Dr Ömür Erdem Akkaya
Kadınlarda Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Neden Anlamlı Bir Ayrım?
Kadınlarda bu kelimenin gerçek bir karşılığı vardır, çünkü kadın hormon tedavisinde iki farklı dünya yan yana durur:
- Vücutla aynı olmayan hormonlar: Gebe kısrak idrarından elde edilen "konjuge östrojenler" ve laboratuvarda tasarlanmış "sentetik progestinler" (örneğin medroksiprogesteron asetat). Bunlar vücudun kendi hormonuna benzer ama aynı değildir; 2002'deki kötü haberler bu grupla ilgiliydi.
- Vücutla aynı olan hormonlar: Östradiol (bant, jel, tablet) ve mikronize progesteron. Bunlar ruhsatlı, denetimli, eczaneden reçeteyle alınan ilaçlardır ve vücudun kendi molekülleridir.
Yani bir kadın "biyoeşdeğer istiyorum" dediğinde, gerçekten de farklı bir molekül grubunu tercih etmektedir. Bu tercih tıbben anlamlıdır; nitekim modern kadın doğum kılavuzları özellikle cilt yoluyla verilen östradiol ile progesteronun daha fizyolojik bir seçenek olduğunu kabul eder.[3]
Ancak burada bir tuzak vardır. Aynı kelime iki farklı şeyi anlatmak için kullanılır: bir yanda ruhsatlı biyoeşdeğer ilaçlar, öte yanda eczanede tükürük testine göre özel karıştırılan östriol, östradiol, progesteron, DHEA, testosteron kokteylleri. İkincisinin dozu, emilimi ve güvenliği hiçbir zaman büyük araştırmalarla test edilmemiştir. Kanada ve Amerika'da bu ürünleri satan 100 internet sitesinin incelendiği bir çalışma, sitelerin yarısından fazlasının "geleneksel tedaviden daha az riskli" iddiasında bulunduğunu ve bu iddiaların bilimsel kurumların görüşüyle çelişip yanıltıcı olduğunu ortaya koydu.[4]
Erkeklerde Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Neden Tamamen Farklı?
Şimdi asıl soruya geliyoruz. Erkeklerde "biyoeşdeğer testosteron" ile "sıradan testosteron" arasında bir fark var mı?
Cevap sizi şaşırtabilir: Modern testosteron tedavilerinin tamamı zaten biyoeşdeğerdir.
Testosteron jeli, cilde sürüldüğünde kana testosteron molekülünün kendisini verir. Kas içine yapılan enjeksiyonlar (enantat, sipionat, undekanoat) testosteronun "kuyruk takılmış" halidir; bu kuyruk sadece ilacın yavaş salınmasını sağlar, kanda çözülür ve geriye vücudun kendi testosteronu kalır. Cilt altına yerleştirilen pelletler de saf kristal testosterondur.[5] Hangi yolu seçerseniz seçin, testislerinizin ürettiği molekülün aynısını alırsınız.
Peki kadınlardaki gibi "vücutla aynı olmayan" bir grup erkeklerde hiç yok mu? Var, ama hikâyesi farklı:
Görüyorsunuz: erkeklerde "vücutla aynı olmayan" androjenler ya çoktan tarihe karışmış eski ilaçlar ya da vücut geliştirme dünyasının anabolik steroidleridir. Hiçbir uzman hekim testosteron eksikliğini bunlarla tedavi etmez. Dolayısıyla kadınlardaki o gerçek ayrım, erkeklerde zaten çözülmüş bir meseledir.
Erkeklere "biyoeşdeğer testosteron" neden satılıyor?
Çünkü kelime güzel çalışıyor. "Biyoeşdeğer hormon optimizasyonu", "biyoeşdeğer pellet terapisi", "biyoeşdeğer erkek menopozu tedavisi" gibi ifadeler yaşlanma karşıtı kliniklerin vitrininde sıkça yer alır. Deri hekimlerinin yazdığı bir derleme bile bu kelimeyi "cilt yaşlanmasına karşı" bir bağlamda öne çıkarır.[6] Bilim dünyasının bu konudaki uyarısı ise nettir: Biyoeşdeğer etiketini taşıyan özel karışım ürünlerin güvenliği ve etkinliği kanıtlanmamıştır ve bu ürünleri satanların çoğunun kendi tarifini pazarladığı bir çıkar çatışması söz konusudur.[7][8]
Erkek hastalarımın karşılaştığı tipik tablo şudur: Tükürükten hormon paneli, ardından "size özel" hazırlanmış testosteron + DHEA + pregnenolon kremi, ardından "optimize" edilmiş yani normalin üstüne çıkarılmış hormon seviyeleri. Bunun adı biyoeşdeğer tedavi değil, kılıf değiştirmiş anabolik kullanımdır. Yüksek doz testosteron kanı koyulaştırır, spermi durdurur, prostatı ve kalbi zorlar; molekülün "vücutla aynı" olması bu riskleri ortadan kaldırmaz.
Erkeklerde Biyoeşdeğer Testosteron Tedavisinin Gerçek Anlamı
Kelimeyi çöpe atmıyorum; onu doğru yerine koyuyorum. Erkeklerde biyoeşdeğer hormon tedavisi diye anlamlı bir şey varsa, o şey ilacın adı değil, tedavinin felsefesidir:
- Vücudun kendi molekülü: Testosteron, anabolik steroid değil.
- Vücudun kendi seviyesi: Hedef, normal aralığın ortasıdır; "ne kadar yüksek o kadar iyi" değil. Dünya endokrinoloji kılavuzu tedavi hedefini tam olarak böyle tanımlar.[9]
- Vücudun kendi ritmi: Uygulama yolu, kanda büyük iniş çıkışlar yaratmayacak şekilde seçilir.
- Vücudun kendi bütünlüğü: Tedavi başlamadan önce eksikliğin nedeni araştırılır. Uyku apnesi, varikosel, obezite, ilaçlar ya da hipofiz sorunları çözülmeden hormon vermek, çatlağı boyayla kapatmaktır.
Kliniğimde bir erkeğe testosteron tedavisi başlamadan önce şunları yaparım: Şikâyetleri dinlerim; sabah aç karnına iki ayrı gün kan testosteronu ölçtürürüm; nedeni ararım; prostat, kan yoğunluğu ve kalp açısından güvenli olup olmadığına bakarım; çocuk isteği varsa testosteron yerine testislerin kendi üretimini uyaran seçenekleri konuşurum. Sonra tedaviyi başlarım ve ilk yıl boyunca düzenli takip ederim. İşte "biyoeşdeğer" kelimesinin erkek bedenindeki gerçek karşılığı budur: vücuda yabancı olmayan bir molekülü, vücuda yabancı olmayan bir ölçüde, vücuda yabancı olmayan bir düzenle vermek.
Manisa ve İzmir'de Testosteron Tedavisi: Nasıl Karar Veriyoruz?
Manisa ve İzmir'deki kliniklerimizde testosteron eksikliği tanısı "biyoeşdeğer" ya da "sıradan" ayrımıyla değil, kılavuzlara uygun bir sırayla konur: şikâyetlerin değerlendirilmesi, sabah aç karnına iki ayrı gün alınan kan testosteron ölçümü, eksikliğin nedeninin araştırılması (uyku apnesi, varikosel, kilo, ilaçlar, hipofiz), prostat ve kan yoğunluğu açısından güvenlik kontrolü ve çocuk isteğinin sorgulanması. Tedavi seçimi (jel, enjeksiyon ya da pellet) hastanın yaşamına göre yapılır; hedef her zaman normal aralığın ortasıdır. Uzaktan görüşme için WhatsApp üzerinden ön değerlendirme yapılabilir.
Biyoeşdeğer Hormon Tedavisi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Biyoeşdeğer testosteron ile normal testosteron arasında fark var mı?
Hayır. Jel, enjeksiyon ve pellet formundaki bütün ruhsatlı testosteron ilaçları vücudun kendi testosteron molekülünü verir. "Biyoeşdeğer" kelimesi erkeklerde ayrı bir ilaç türünü değil, zaten kullanılan tedavinin bir özelliğini tanımlar.
Biyoeşdeğer hormon "doğal" mıdır?
Hayır. Bitki ham maddesinden laboratuvarda üretilir; bitkisel ürün değildir. "Doğal" değil, "vücutla aynı" olduğu için bu adı alır. Doğallık iddiası bir pazarlama dilidir.
Tükürük testiyle hormon dozu ayarlanabilir mi?
Hayır. Tükürük hormon testine göre özel karışım hazırlama yöntemi bilimsel kılavuzlarca desteklenmez. Erkeklerde tanı kan testi ve şikâyetlerin birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Biyoeşdeğer tedavi daha güvenli midir?
Güvenliği belirleyen molekülün adı değil; doğru tanı, doğru doz, doğru uygulama yolu ve düzenli takiptir. Normalin üstüne çıkarılmış testosteron, adı ne olursa olsun risklidir.
Erkek menopozu (andropoz) için biyoeşdeğer tedavi gerekir mi?
Yaşla birlikte testosteronun yavaş düşüşü tek başına tedavi gerektirmez. Tedavi, hem belirgin şikâyet hem de tekrarlanan testlerle kanıtlanmış düşüklük olan erkekler içindir.
İlgili Yazılar ve Videolar
Testosteronunuzu "Optimize" Değil, Doğru Yere Getirelim
Şikâyetleriniz, testleriniz ve sorularınız için Manisa ya da İzmir'deki kliniğimize ulaşabilirsiniz.
WhatsApp: +90 531 819 87 22 YouTube KanalıKaynaklar
Bu yazıdaki bilimsel bilgiler PubMed üzerinden erişilen aşağıdaki yayınlara dayanmaktadır.
- Boothby LA, Doering PL, Kipersztok S. Bioidentical hormone therapy: a review. Menopause. 2004;11(3):356-67. DOI
- Santoro N, Braunstein GD, Butts CL, et al. Compounded Bioidentical Hormones in Endocrinology Practice: An Endocrine Society Scientific Statement. J Clin Endocrinol Metab. 2016;101(4):1318-43. DOI
- L'Hermite M. Custom-compounded bioidentical hormone therapy: why so popular despite potential harm? The case against routine use. Climacteric. 2017;20(3):205-211. DOI
- Yuksel N, Treseng L, Malik B, Ogbogu U. Promotion and marketing of bioidentical hormone therapy on the internet: a content analysis of websites. Menopause. 2017;24(10):1129-1135. DOI
- McCullough A. A Review of Testosterone Pellets in the Treatment of Hypogonadism. Curr Sex Health Rep. 2014;6(4):265-269. DOI
- Rosenthal A, Jacoby T, Israilevich R, Moy R. The role of bioidentical hormone replacement therapy in anti-aging medicine: a review of the literature. Int J Dermatol. 2020;59(1):23-29. DOI
- Cirigliano M. Bioidentical hormone therapy: a review of the evidence. J Womens Health. 2007;16(5):600-31. DOI
- Rosenthal MS. Ethical problems with bioidentical hormone therapy. Int J Impot Res. 2008;20(1):45-52. DOI
- Bhasin S, Brito JP, Cunningham GR, et al. Testosterone Therapy in Men With Hypogonadism: An Endocrine Society Clinical Practice Guideline. J Clin Endocrinol Metab. 2018;103(5):1715-1744. DOI
- MacArthur RB, Mattison D, Parker RM. Compounded bioidentical hormone products, a path forward. J Am Pharm Assoc. 2022;62(1):42-48. DOI
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı ve tedavi kararının yerini tutmaz. Hormon tedavisi yalnızca uzman hekim değerlendirmesi ve takibi ile yapılmalıdır.